Dün gece GÜLDER Halk Müziği Koromuzla bir araya geldik. Bir çemberde buluştuk . Bu sabah haberleşme grubumuza yazdığım yazıyı buraya da koymak istedim. İçinizden birilerine dokunur belki diye.
"Günaydın,
Sevgili Arkadaşlar, akşam ki buluşmaya gelemeyen dostlarımızın yazdıklarını şimdi gördüm. Aysel Hocamın çığlığını duydum "Nasıl normalleşeceğiz". Yok aslında birbirimizden farkımız, ikincil travma yaşıyoruz. Gördüklerimiz, duyduklarımız karşısında hissettiklerimiz çok normal. Dün akşamki toplantıya katılan arkadaşlarıma kendi adıma çok teşekkür ederim . Bana çok iyi geldiniz. Duygularımızı ,korkularımızı, düşüncelerimizi paylaştık, ortak dertlerimizi, deneyimlerimizi dile getirdik. Günlerdir uyku uyuyamıyordum. Dün gece ilk kez uykum geldi ve uyumuşum,. Bu dün akşamın şifasıydı benim için. Marmara, Bingöl ve Soma'da ki saha deneyimlerimi paylaştım. Kendi adıma, yapılabilecek bir çalışmada ben ne yapabilirim nasıl, destek verebilirim, güçlü olduğum konular neler dile getirdim. Şimdi Aysel Hocamın çığlığı için bir kaç şey söylemek istiyorum, kendim dahil🙂. Öncelikle kendimize bakım vereceğiz. Nasıl mı? Bu sabah aynaya bakın lütfen. Kendinizi görün. Nasıl görünüyorsunuz? Dişlerinizi fırçalamak, saçınızı taramak, traş olmak ihtiyacınızı fark edin. Üstünüzdeki pijamayı kaç gündür çıkarmadınız? gibi normalde kendi özbakımımızla ilgili fark etmeden yaptığımız şeyleri hatırlayın . Saç boyanız ne durumda?
Biliyorum sırası mı diyeceksiniz içinizden. Tam sırası. Ben iki gün önce hastane çıkışı oturduğum kafede karşımda oturan kadının haline üzüldüm, öyle kötü görünüyordu ki. Sonra ceketini fark ettim. O ceketi ben dikmiştim bir ikincisi yoktu. O an karşımdakinin aynadaki kendi yansımam olduğunu fark ettim. Bu halde kime ne faydam olacaktı? Suçluluk, utanç hissiyatım olduğunu fark ettim. Oturduğum yerden kalktım ve kuaföre gittim.
Lütfen günlük rutinlerimizi hatırlayalım
Özbakımımızı yapalım.
Beslenmemize dikkat edelim.
Uykumuza özen gösterelim.
Dün akşam bunları konuşurken bazı arkadaşlarımız uyuyamazken bazılarımız çok uyuyordu, bazılarımız yemek yiyemediğini söylerken bazılarımız çok yediğini ,duygusal açlık hissiyatını dile getirdi. Böyle bir dönemde bu tepkiler çok normal. Kendinize bir bakın ne durumdasınız? Normalde ki durumunuzla karşılaştırınız. Fark ediniz.
Kendinizi külçe gibi hissediyor olabilirsiniz, üşüme, titreme, el ayak uyuşmalarınız, dikkat dağınıklığınız, baş dönmeleriniz olabilir. Bende de var, ilk üç gün tüm bedenim felç gibiydi, hiç kımıldamak istemedim. Eğer böyle bir halimiz varsa yattığınız yerden kalkın, ayaklarınızı yere basın, yeri hissedin. Ayağa kalkın on adım yürüyüp yerinize gelin. Bu kadarını yapabilirsiniz.
Birlikte olduğunuz insanlarla birbirinize sarılın, ağlamak ihtiyacı hissediyorsanız buna izin verin. Çok ağlıyorsanız kalkın hareket edin. Elinizi yüzünüzü yıkayın.
Elinizi meşgul edecek birşeyler yapın, yemek, hamur yoğurma, tamirat işleri, bulaşığı elde yıkayın, bahçeniz varsa toprağı eşeleyin, kuru yaprakları toplayın. Örgü örün, bilmiyorsanız bilen birinden öğrenin. Tığ işi nine motiflerinden yapın küçük küçük. Amaçsızca başlayın. Sonra bakarsınız atkı, bereye dönüşür, birbirine eklenir bir ürüne dönüşür. Önce elinize bir alet alın. Elle bir şeyler yapmak zihni düzene sokar. Bir örgü grubu oluşmuş dün akşam öğrendim. Ona katılın birbirimize iyi geliriz. Sosyal desteklerimizi güçlü kılmalıyız. Dün oturduğum yerden kalkacak halim yoktu. İçim titriyordu, karnımda sırtımda sıcak su torbalarım vardı. Öyle çok telefon görüşmesi yapmıştım ki dilim damağım kurumuştu, su içmediğimi fark ettim. Suyumu içtim. Koro için zorladım kendimi . Lale "Geliyor musun?" diye aradığında kalktım, giyindim ve geldim. Birbirimizi dürtelim dışarı çıkmak için.
Yakınımıza, şehrimize deprem bölgesinden insanlar geliyor, ne yapalım, nasıl davranalım bilemiyoruz. Bununla ilgili bir kaç şey söylemek istiyorum. Evlerini, işlerini, şehirlerini, anılarını, sevdiklerini bırakıp geldiler. Hepimizi üzen, öfkelendiren karmaşayı iliklerine kadar yaşadılar, yok sayılmanın, yok hissedilmenin ağrısı çöktü bir de içlerine. En çok kendilerini güvende hissetmeye ihtiyaçları var. Bilmedikleri bir şehirdeler ve tatile gelmediler. Üstlerindeki giysileriyle oradan oraya zorlu bir yolculuk yaptılar.
Eğer evinizde konuk edecekseniz biliyorum ki incitmemek için eliniz ayağınıza dolaşacak. Lütfen sadece onlara bakım verin. Temiz, düzenli bir yerde olduklarını, koşulsuz kabulünüzle hissetmelerini sağlayın. Yemek yesinler, duş alsınlar. Onlar için çamaşır, pijama, çorap, terlik, havlu gibi temel ihtiyaçlarını ilk aşamada sağlayın. İzmir'de bulunduğunuz yerin kaymakamlığına başvurmaları için rehberlik edin. Büyükşehir Belediyemizin 153 numaralı telefonundan 9u tuşlarak kentimize gelen depremzedeler için sunduğu hizmetten yararlanmaları için arayın, aratın. İZFAŞ Gaziemir D Bloktaki depoya da gidebilirsiniz. TC Kimlik numaralarıyla ihtiyaçları olan malzemeleri kayıt ediyorlar ve çok kısa sürede eve kadar teslim ediyorlar. İlçe belediyenizin hizmetlerini öğrenin, muhtarlarınızdan yol yordam sorun. Grubumuza sorun. Önce siz kendinizi güvende ve desteklenmiş hissederseniz gelen konuklarınız da hisseder. Eğer konuşmak isterlerse dinleyin sadece, yasına, duygusuna eşlik edin. Ne kadar anlatmak istiyorsa o kadarını dinleyin. Şu anda yapabileceğiniz ilkyardım bu kadar; Bakım sağlamak, hakları için yol göstermek, duygusuna eşlik etmek.
Bölgeden gelen kişiler için muhtar, belediye, içinde bulunduğunuz sivil toplum örgütüyle neler yapabileceğinizi paylaşın, ihtiyaç durumunda ulaşılabilir olduğunuzu bildirin. Koromuz içinde böyle bir çalışma yapalım diye konuştuk. İhtiyaç durumunda kimden nasıl destek alabileceğimizi öğrenmiş oluruz. Tuğrul bu konuda bir çalışma yapacak.
Tuğrulcum dün akşam bana " Yazsana sana iyi gelir." demiştin. Sağol bana güçlü yanımı hatırlattığın için.
Sevgili arkadaşlar çaresiz değiliz çareBİZ iz. Önce kendimize çare olacağız . Ben şimdi bunu size yolladıktan sonra aynaya bakmaya gidiyorum, ne durumdayım, dişimi fırçalayıp, suyumu içeceğim. Üç gündür mutfak bankosunda duran bulaşıkları toparlayacağım. Sonrası belki termalin havuzuna gider sıcakta tutulmuş bedenimi gevşetirim. Yapabilir miyim bilmiyorum ama gayret edeceğim. Belki bana eşlik etmek isteyen bir arkadaşım çıkar birbirimizi dürteriz🙂. Aysel Hocam hayat eskisi gibi olur mu, normalimiz neydi, ne olacak bilmiyorum. Ama kendimizden yola çıkmamız lazım biliyorum. Hadi şimdi bir ayna bulup kendimize bakalım ne durumdayız. İlkyardımı kendimize yapalım. Günaydın.
Sevgi Koşaner
16 Şubat 2023/İzmir
#maraşdepremi #depremgünceleri
